Bekar Ali'nin Yaşam Öyküsü
- Ayrıntılar
- Son Güncelleme: Çarşamba, 30 Kasım -0001 01:56
- Yayınlanma: Salı, 08 Kasım 2011 05:06
BEKAR ALİ'NİN YAŞAM ÖYKÜSÜ
Her insanın ayrı bir hayat hikayesi vardır. Kimilerinin ki çok maceralı olur, kısa hayatlarına çok şeyler sığdırırlar; kimilerin ki de çok sessiz olur kimse varlığını hissetmez. Bizim yazımıza konu olan Bekar Ali diğer tabiri ile Eyibin Ali ise ilginç hayat hikayesi ile karşımıza çıkıyor. Kimdir Bekar Ali ve niye kendisine Bekar Ali denilmiştir?
Bekar Ali, Süttaşı Mahallesi’nin Çukurköyü’ndendir. Rahmetli Eyüp Dayı’nın eski eşinin iki çocuğundan biridir. Ona Kekre Yaylası’ndandır deseniz de yanlış olmaz. Çünkü yıl içerisinde hayatının yaklaşık 6–7 ayını yaylada geçirir. Yaylada kaldığı süre köyden daha fazladır.
Hiç evlenmemiş, ömrünü koyunlarına vakfetmiş, gür saçlarını koyunlarının peşinde ağartmıştır. 40-50 koyununu bu yıla kadar hiç yanından eksik etmemiştir. Koyunlarının peşinde elinde girebisi, şemsiyesi, ayağında çizmesi, lastiği ile ne türküler söylemiş, ne duygular tüketmiştir. Kışa yakın zamanda köye iner, ama koyunlarından ayrı kalmazdı. Özellikle Çukurköy’de “Dinlenmeç” denilen yerlerde koyunlarını otlatmaya devam eder, kendini doğadan ayırt etmezdi. Çarşıda, pazarda pek görülmezdi. İhtiyacı olduğu an kısa süreliğine çarşıya iner, hemen ihtiyaçlarını görür, evine geri giderdi. Yeni nesil gençleri onu pek tanımaz. Eskiler ise özellikle Çukurköylüler ve Kekre Yaylası’na gidenler onun ilginç yönlerini anlatırlar.
İlginç hayat hikâyesinin içinde evlenmemiş olmasının dışında başka yönleri de vardır. Kekre Yaylası’nda kimse yokken bir iki ay koyunlarıyla beraber kalabilir, gecenin geç saatlerinde ormana gidip sığ, tenha yerlerden odun alıp eve getirebilir, eve gelmemiş, dağda hayvanı kalmış kimselerin hayvanlarını sabaha karşı da olsa bulup getirebilirdi. Kekre’de her işe koşan, Kekre ile özdeşleşmiş bir isimdi.
Onla ilgili kısa bir olay anlatırlar. Saçları beyaz olduğu için bazen genç görünmek adına saçlarının beyazlığını kapatmak isterdi. Bir gün beyaz saçlarına siyah kına yakmış, Gelevera’dan, cuma namazından geliyor. Kalabalık bir ortam. Gürültü patırtı devam ediyor. Kına ile acayip siyahlaşmış olan saçlarının bazı yerleri belki de abdestin etkisiyle çıkınca saçları ala bula olmuştur. Yokuş yukarı çıkarken bu durum Hasan Hoca’nın dikkatini çekiyor ve Bekar Ali'nin yeğeni Enver’e dönere dönerek:
Bu Ali’nin saç bakımını sen mi üstlendin, yeni bir saç stili” demiş. Bu duyan Ali efkârlanmış zamanın neleri değiştirdiğini anlamıştır.
Kekre’nin yanında bulunan Kuzan Obası’nın 1000-2000 koyununa 40-50 koyunla meydan okuyan biridir.
Zaman zaman Erzurum radyosundan acensleri, yurttan sesler korosunu, solistler geçidini dinlemiş, son zamanlarda TRT Fm furyasına o da katılmıştır.
Belki onun için bu sene çok zor bir yıl oldu. Yaşlanmış, 70 yaşını çok geçmiş olmasından dolayı koyunlarına veda etmek zorunda kaldı. Ömrünü adadığı 40–50 koyununu sattı. Koyun onun için bir avuntu idi.
Annesini çok erken yaşta kaybettiği için yetimlik çekmiş, daha sonra babasını kaybetmiştir. Bu nedenle kardeşi İbrahim onun için önünde karlı bir dağ gibiydi. Yakın zamanda kardeşini ve ardından bu sene de koyunlarını kaybeden Bekar Ali, şu an iki üç ineği ile Kekre’de yalnızları oynuyor.
Belki de o yalnızların yalnızı. Belki de, yalnız olduğunu söyleyebileceği kimse olmadığı için yalnızdır. Farklı bir yaşam tarzı ile hayatını sürdüren Bekar Ali’ye mutlu, uzun ömürler diliyoruz.
EYLÜL 2008
