Geçmişin Kışına Kısa Bir Yolculuk

 Kış mevsimi nihayet kendisini hissettirdi. Yağmıyor denilen kar içimize işledi vesselam. Ortalık beyaza büründü. Biz de bölgemizde geçmişteki kış ile ilgili kısa bir yazı kaleme aldık. 

     

      Son yıllarda kış mevsiminin değişime uğradığına şahit oluyoruz. Daha bundan 15-20 sene öncesine kadar bölgemize yağan kar metreyi geçerdi ve haftalarca yerde kalırdı. Çünkü Kasımda başlayan kar yağışı Mart sonuna kadar hatta Nisan ayına kadar aralıklarla devam ederdi. O dönemlerde okulların da kolay kolay tatil edilmesi mümkün değildi. Çünkü zaten üç-dört ay bu şekilde geçerdi. Hatırlıyorum da okula giderken bir, bir buçuk saatlik yolu yürüdüğümüzü.  Ayaklarımızın su içinde kaldığını, calpağu denilen sulu kar içine düşerek dizlerimizden altını ıslattığımızı. Zor günlerdi ama belki de çok zevkliydi. Halimizden çok şikayet etmezdik. Neden mi? Biz zaten her kışın böyle olduğunu ya da olacağını bilirdik; tahmin ederdik. Kışın keyfini çıkarmaya bakardık. Kartopu, kardan adam, yamaçtan veya yolda altımıza aldığımız naylon ile kaymalar, top oynama, hatta karın içinde misket oyunu bile oynardık. Top oynamak için top sahasının içini oyuncular olarak ilk önce gezer ve karları yere yapıştırırdık. Çok üşürdük; zaman zaman da hasta olurduk. Ama hasta olmayı da göz önüne alırdık. Geceleyin dışarıya bakardım; aydınlatma direğine sirayet eden karın yağışı sanki gökyüzüne doğru yükseldiğimizi gösterirdi, göz yanılması olurdu. Kar yağışı sona erip de havalar güneşli olduğu zaman oluşan manzara harika idi. Güneşin kara teması ile oluşan kristalleşme mükemmeldi. Evin çatısının karını temizlemek, yolları açmak, çatıda oluşan buzdan alıp şeker gibi yemek kışın yaptığımız işlerdi. Buzda zaman zaman ayağımız kayıp düşünce isyan ettiğimiz de olurdu. Kar üzerinden çilingir ile ağaç sürüyenleri de görmek mümkündü. Koyun otlatanlar için sıkıntı fazlaydı. Koyunlarına ot yeri açmak için karık açarlardı. Bizim buralarda hal böyle iken Doğu bölgelerinde aylarca yolların kapalı kaldığını, hayatın durma noktasına geldiğini haberlerden duyardık ve onlar adına üzülürdük.

      Karın çok yağması bölgemiz insanının elini kolunu bağlardı. Bir dinlenme ve kış uykusuna yatış modu başlardı belli ki. Bu durum kahvehanelerin işine yarıyordu. Kahvehaneler dolup taşıyordu. İnsanlarımız kahvehane ile evleri arasında mekik dokuyorlardı adeta. Kahvehanede hele bir de soba varsa etrafı sarılırdı insanlarca. Kimileri de sandalye üzerinde sobanın kenarında sıcaktan mayışıp uyuklamaya başlarlardı. Konuşmalar çok ateşli olurdu. Memleket yıkılıp yeniden yapılırdı sohbetlerde.

      Ama şimdilerde baktığımızda kar eskisi gibi yağmıyor. Kasım ve Aralık ayını teğet geçiyor. Ocak ve Şubat ayında az bir kar ile kışı atlatıyoruz. Kış ayında yazın göremediğimiz güneşi görüyoruz. Zaman zaman içimiz de ısınıyor. Hemen yaşlı vatandaşlarımız başlıyorlar eski mazilerini anlatmaya. “Bizim zamanımızda şu kadar kar yağardı; şöyle olurdu, böyle olurdu” demeye. Bazıları da öyle abartıyorlar ki geçmişi; ağzımız açık dinlemek zorunda kalıyoruz. Kar yağışının az olması vatandaşlarımız tarafından hoş karşılanırken hiç yağmaması ise istenmiyor. Çünkü kışın kendisini unutturmasını istemiyorlar. Geçmişin izlerini arıyorlar o kar yağışlarında. Aynı zamanda karın yağmasının yazın ki mahsullerdeki bereketi artıracağına inanılıyor.

      Küresel ısınmadan mıdır bilinmez ama artık Türkiye genelinde kar yağışı epey azaldı. Yeni nesil kar yağışına çok alışkın değil. Az bir kar yağışı neticesinde okullar hemen tatil ediliyor. Keyfimize çok mu düşkün olduk nedir? Biz de yabancılaşmaya başladık kara. Ama unutmamak gerekir ki her şey mevsiminde güzeldir.

                          Adnan YAZICI

                     www.adnanyazici.net

Yorumlar (2)
kar
2Çarşamba, 01 Şubat 2012 09:35
fazla yağarsa bizim uşakların gözü kamaşıyormuş
kış mevsimi
1Salı, 24 Ocak 2012 00:39
Sabri amcanın çitinden çığ yuvarlardık, buz gibi ayazda gaçak oynardık.Hele Harun abinin evinin önünde yolu gaykıncak ettik de gelen geçen düşer, biz de gülerdik.Ah ah!hey gidi günler...

Yorum Ekle

Adınız:
E-Posta:
Başlık:
Metin Yaz:

Additional information