| Memleketten Avcı Hikayeleri |
|
|
|
|
MEMLEKETTEN AVCI HİKAYELERİ Güzel memleketimin seyrine doyum olmayan tabiatı, uçsuz bucaksız ormanları, metrelerce kar yağan kışı olurda av hikayeleri olmaz mı? Bu av hikayelerinin hiçbirinin içinde olmadım, hiçbir zamanda yabani hayvan avcılığına merak salmadım. Ancak çok sayıda avcının av sohbetine tanık oldum ve anlattıkları hikayeleri dinledim. Bu hikayelerden bazılarını sizlere anlatacağım. Bunların büyük bir kısmı usta bir avcı olan Hacıbey amcama ait anılardır. Hacıbey amcam, İsmillo Süleyman amca köyün usta avcılarıdır. Bunlar yanlarına köyden birkaç avcı daha alıp eskiden Garaguza ayı avına giderler, kendi aralarında bir av planı yapıp, ayının kaçabileceği boğazlardan birine silahlı olarak İsmillo Süleyman amcayı bırakırlar. Planlandığı gibi ayı av köpekleri tarafından ininden çıkarılır, kovalamaca başlar. Ayı kaçarken Süleyman amcanın beklediği boğaza gelir. Süleyman amca ayıyı aniden karşısında görünce şaşırır, elindeki tüfeği ateşlemek aklına gelmez. Ayıda Süleyman amcayı silahlı olarak karşısında görünce vurulacağını anlayıp son bir hamle yaparak yüksekçe bir yerden aşağıya kendini atar, düştüğü yer taflan eğmelerinin yoğun olduğu bir yerdir, yumuşak bir zemine düştüğü için ayı zarar görmeden kurtulup, Süleyman amcanın şaşkın bakışları arasında ormanın derinliklerine doğru kaçıp gözden kaybolur. Ayıyı kovalayan diğer avcılar Süleyman amcanın yanına gelirler. Süleyman amcaya kızarak önüne gelen ayıyı neden vurmadın derler. Süleyman amca hala şaşkındır ve bunun ilahi bir ikaz olduğunu düşünür ve şöyle cevap verir: “O bir alametti geldi geçti” der. İkinci hikayede de avcılar aynıdır bu seferde çilekli burunun oyizine yaban keçisi avına giderler. Hacıbey amcamın meşhur bir av zaarı (av köpeği) vardır adı da kumaş. Kumaş bir erkek yaban keçisini (Teke) önüne katıp kovalar, keçi önde köpek ve avcılar peşinde dere kenarına gelirler. Keçi dereden karşıya geçer. Zaar dereyi geçemez sağa sola koşup karşıya geçmek için kıvranır. Zaar’ın bu kovalama azmini gören İsmillo Süleyman amca zaarı kucağına alıp, kaldırıp derenin karşısına atar. Kovalamaca böylece kaldığı yerden devam eder. Diğer bir av hikayesinde de Hacıbey amcam Yusubo Mehmet’le keçi avına gider. Mehmet abi keçiyi görür tüfeği keçiye doğrultur ateş eder. Fakat tüfekten fossss diye zayıf bir ateş sesi çıkar, mermi nemli olduğu için iyi patlamaz ve çekirdekte uzağa gitmez. Mehmet abi olayı mizahi bir yaklaşımla şöyle izah eder. “ Tüfeği ateşledim mermi yuulana gene namlunun ucundan çıktı” der. Bir diğer avcı hikayesini de amcamın oğlu Sinan ve Aligado Feyyazdan dinlemiştim. Bu iki yeni avcı karlı bir kışın Yelecüğe yaban keçisi avına giderler, zorlu bir tırmanıştan sonra Yelecüğe varırlar büyük bir taflan eğmesinin arasından etrafı seyredip keçi var mı diye bakarlar, etrafa bakarken yaklaşık Bir diğer avcı hikayesinde de hikayenin kahramanları bu sefer Aligado Feyyaz ve Aligado Haydar’dır. Yine olay kışın Yelecükte geçmektedir. Feyyaz ve Haydar ellerinde tüfek ayrı ayrı güzergahtan gidip keçi aramaktadır. Haydar Yelecükteki Han’ın olduğu yere geldiğinde, Feyyaz Haydarın tüfek ateşini duyar ancak tüfekten öyle bir ses çıkar ki sanki bomba patlamış gibidir. Feyyaz, Haydara bir şey olduğunu düşünerek koşup Haydarın yanına gelir bir bakar Haydar karların üstünde yatıyor yüzü barut tozundan simsiyah olmuş, tüfeğinde namlusu paramparça olmuştur. Feyyaz Haydara ne olduğunu sorar. Haydar olanı anlatır. Meğer Haydar tüfeğe koyduğu mermiyi kendi doldurur ve daha uzağa atsın diye mermi kovanına normalin iki katı barut koyar. Tabiî ki mermideki barut fazla olunca tüfek buna dayanamaz atış yapıldığında başta namlu olmak üzere parçalanır. Bir diğer avcı hikayesinde de Aligado Feyyaz ve Guvancaklı Hüseyin Yahşi Kayabaşı yolunda Çakrak mevkiinde keçi avı yaparlar. Av sırasında Hüseyin keçiyi görür ve ateş eder yanındaki iki mermiyi de atar fakat keçiyi vuramaz. Mermi bitince Hüseyin elinden tüfeği bırakıp kaçmakta olan keçiyi kartopu atarak kovalamaya başlar. Görüntüleme sayısı: 852
Yorum yaz
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||










Bizi birkez daha Çilekli'ye dahası ''eğme aralarına'' götürdüğün için çok çok teşekkür eder,saygılarımı sunar zevkle okuyacağımız yeni yazılarını heyecanla beklerim .